Outdoor Oracle Haberler Kaş'da Zıpkına Hayır! http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/kaş-da-zıpkına-hayır.html <P>Kaş bölgesinde faaliyet gösteren dalış merkezlerinin bir araya gelerek oluşturduğu KASAD&nbsp; Kaş Sualtı Derneği, kuruluşundan itibaren Kaşın sualtı ve su üstü doğasının korunmasına yönelik çalışmaları yürütmüş ve bu yöndeki çalışmaların destekçisi olmuştur. </P> <P>Kaş bölgesi kanıtlanmış biyolojik çeşitliliği ama gözle görülen hasar ve kırılganlığı ile Sualtı Araştırmaları Derneğinin de korumada en öncelikli gördüğü bölgelerinden birisidir. </P> <P>Ayrıca, WWF Türkiye ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı (ÖÇKKB) işbirliğinde 2009 yılında başlatılan Denizel Yönetim Planı ve Uygulaması Projesinin hayata geçirilmesi için sualtı tür çeşitliliği ve sakinlerinin dayanışmasıyla öne çıkan Kaş, Türkiyede tek nokta olarak uygun görülmüştür. 2012 yılında bu projenin Kaşta Türkiyenin ilk sualtı milli parkının oluşturulmasıyla sonuçlanması için yöre sakinleri, denizcilerimiz, balıkçılarımız ve dalış merkezlerimiz birlikte çalışarak elimizden gelen desteği vermekteyiz.</P> <P>Kaşta bütün bunlar yaşanırken ve Federasyonumuz dalış bölgelerinde zıpkın ile avcılığı yasaklama çalışmalarını sürdürürken, Federasyonun Zıpkınla Balıkavı Kurulunun bir üyesi olan Sn. Murat Bölükbaşının Sinarit Dalış Merkezi adına yaptığı ücretli zıpkınla balıkavı kursu ve gezileri için Kaşı seçmesi, bu avları meşrulaştırmak ve kimsenin kendilerine dokunmamasını sağlamak amacıyla grubu Federasyonumuzun bir birimi olan Zıpkınla Balıkavı milli takımı olarak tanıtması, bu gezilerin notlarını kendi forum sitesi olan sinarit.com.trde yayınlayarak Kaşı daha çok zıpkıncı için cazip hale getirmesi tarafımızdan şiddetle kınanmaktadır! Bu forum sayfalarını incelediğinizde yiyebileceklerinin çok üstünde miktarlarda balık vurduklarını ve yöre balıkçısının iki üç aylık geliri olabilecek balıkların hangi sofralara meze olduğunu kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Kanıtlar sitede; kayıt olun ve Av Anıları ve Resimleri bölümüne bakın. </P> <P>Tükenmekte olan denizlerimizde, korunan nadir bölgelerden olan Kaşta bu katliamlara daha fazla göz yummayacağız. Balıkçımızın rızkını zevk için balık vuran insanların rakı sofrasına meze yaptırtmayacağız. </P> <P><STRONG>ZIPKINLA BALIK AVLAMAK İÇİN GELENLERİ KAŞTA İSTEMİYORUZ!</STRONG> </P> <P>Desteğini aldığımız tüm otel, restaurant, tekne sahipleri, balıkçılar ve yöre sakinleri ile beraber, tüm zıpkıncı kişiler Kaşa adım attıklarında her şekilde ve tüm yasal imkanlarımızla karşılarında bizi bulacaklardır. </P> <P><EM>Kas Sualtı Derneği - KASAD Yönetim Kurulu</EM></P> Kirazlı'da Maden Arama Tedirginliği http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/kirazlı-da-maden-arama-tedirginliği.html <P>*Kirazlı Köyü ve Yayla Köyü sınırında kömür madeni aramak için 6 işletmeye&nbsp; maden arama izni verilmesi Kirazlı ve Yayla köylülerini ayağa kaldırdı.</P> <P>*6 Mart Cumartesi günü maden arama alanında; Kirazlı ve Yayla Köyü muhtarları, Kent Konseyi Başkanı Osman E. Çolakaoğlu ve Yönetim Kurulu ile Kirazlı Ekokolojik Yaşam Derneği Başkanı Nihat Fırat incelemelerde bulundu.</P> <P>* Zeytinlik ve ormanlık alanda sondaj çalışmalarına başlayan Söke / GM Madencilik, 4 ayrı noktada aramalarını sürdürüyor.</P> <P>*Sondaj çalışmalarının Katı Atık Depolama yolu çevresindeki zeytinlik ve ormanlık alandaki Kirazlı- Yayla- Kuşadası üçgeninde sürdürülmesi üzerine Kirazlı’lılar, sondaj çalışmalarını dikkatle izlemeye başladı.</P> <P>*Kirazlı ve Yayla Köylü’ler; </P> <P>“Maden arama çalışmaları 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa’ya aykırıdır. Yasaya göre zeytinliklere 3 kilometre yakın bölgelerde zeytinyağı fabrikası dışındaki oluşumlara izin verilmediği bilinmektedir” dediler. </P> <P>*Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa teklifi AKP`li TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Soner Aksoy, Tarım Komisyonu Başkanı Vahit Kirişçi ve Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga tarafından hazırlandı. 3 Temmuz 2009 günü TBMM’ye verildi. Verilen yasa teklifine göre;</P> <P>“Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan izin almak kaydıyla, zeytin üretim sahalarında zeytinyağı fabrikaları, tarımsal sanayi işletmeleri, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri yapılıp işletilebilecek”. *Yasa teklifini yorumlayanlar;</P> <P>“zeytin alanlarında yasa ile var olan koruma, bu yasa değişikliğiyle kalkacak. Konu siyasilerin inisiyatifine bırakılarak, enerji tekellerinin önü açılmış olacak” diyor.</P> <P>*Zeytinciliğin yoğun olduğu Türkiye’nin birçok merkezinde, yasal olmayan biçimde sürdürülen maden arama çalışmalarına karşı dava açılmış durumda.</P> <P>*Köy Muhtarları ve Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği; </P> <P>“maden arama çalışmalarının yasal olmadığı gerekçesiyle, gerekli belgeleri elde ettikten sonra maden arama çalışmalarının iptali için&nbsp; en kısa zamanda yürütmeyi durdurma davası açacağız” dediler.</P> <P>*Konu ile ilgili olarak açıklama yapan ÖDP Kuşadası İlçe Örgütü;</P> <P>“Kuşadasının akciğeri gibi duran Kirazlı ve Yayla Köyü’nün geleceğini karartacak olan maden ocağının; bırakın açılması, arama izni verilmesi bile büyük bir aymazlıktır. Kuşadasının aklıselim turizimcileri, doğaseverleri, aktivistleri; kısacası Kuşadası’nda soluk alıp veren herkesle birlikte, baştan aşağı yanlış olan bu maden arama faaliyetine karşı durmamız gerekiyor” dedi. <BR>&nbsp;<BR>Kirazlı Köyü ve Yayla Köyü sınırında kömür madeni için 6 işletmeye&nbsp; arama izni verilmesi Kirazlı ve Yayla köylülerini ayağa kaldırdı. Birkaç gündür sondaj çalışmalarını tedirginlikle izleyen köylüler; kişi ve hazine arazilerinde yasal olmayan biçimde yapılan aramalarla ilgili olarak incelemede bulundular.</P> <P>6 Mart Cumartesi günü maden arama alanında; Kirazlı Köyü Muhtarı Hüseyin Fırat,&nbsp; Yayla Köyü Muhtarı Cafer Çiftçi, Kent Konseyi Başkanı Osman E. Çolakaoğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri&nbsp; ile Kirazlı Ekokolojik Yaşam Derneği Başkanı Nihat Fırat’tan oluşan&nbsp; inceleme grubu tedirginliklerini belirtti.</P> <P>Şu an ne zaman izinlerin alındığı bilinmeyen zeytinlik ve ormanlık alanda sondaj çalışmalarına başlayan Söke / GM Madencilik, 4 ayrı noktada arama çalışmasını sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre; 4 ayrı noktada 400 metreye inilen sondajlar yapılacak. Şu an bir noktada yürütülen sondaj çalışmalarının 90 metreye ulaştığı belirtildi.</P> <P>Sondaj çalışmalarının Katı Atık Depolama yolu çevresindeki Kuşadası- Kirazlı- Yayla Köyü üçgenin ortasındaki zeytinlik alanda kömür madeni arama çalışmaları yürütülüyor. Sondaj çalışmalarının; biri özel, diğeri maliyeye ait iki noktada kimyasallar kullanarak sürdürülmesi üzerine Kirazlı’lılar, sondaj çalışmalarının bulunduğu alanda nöbet tutmaya başladı..</P> <P>Maden arama çalışmalarına karşı çıkan Kirazlı ve Yayla Köylü’ler; </P> <P>“Maden arama çalışmaları 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa’ya aykırıdır. Yasaya göre, zeytinliklere 3 kilometre yakın bölgelerde zeytinyağı fabrikası dışındaki oluşumlara izin verilmediği belirtilmektedir” dediler. </P> <P>Köy Muhtarları ve Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği; “maden arama çalışmalarının yasal olmadığı gerekçesiyle, gerekli belgeleri elde ettikten sonra maden arama çalışmalarının iptali için&nbsp; yürütmeyi durdurma davası açacağız” dediler.<BR>&nbsp;<BR>Maden arama çalışmalarını sürdüren şirket görevlileri;</P> <P>“Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan arama izni aldık. Bunu Kuşadası Kaymakamlık’ı ve jandarmaya bildirdik” dediler.<BR>&nbsp;<BR><STRONG>“BUNA İZİN VERMEYECEĞİZ!..”</STRONG></P> <P>Maden arama çalışmaları ile ilgili olarak açıklama yapan Kirazlı Köyü Muhtarı Hüseyin Fırat; </P> <P>“Bölgede madencilik yapılmasına kesinlikle karşıyız. Bulunduğumuz yer, Dilek Yarımadası Milli Parkı'ndan sonra en yeşil bölge. Nar Deresi yakınında sondaj çalışmalarının yapıldığı yer; fıstık çamı ormanı ile bölgemizin oksijen deposu. Bölgede madencilik ile ilgili bir girişim olacaksa bile, konunun Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantılarıyla ele alınması gerektiğini açıktır. Maden aranmasıyla ilgili çalışmalar öncesi ÇED raporu için köyde toplantı yapılması gerekir. Böyle bir başvuru henüz yok ama, buradaki ormanları korumak için köylüler gönüllü koruma görevlisi gibi çalışıyor. Buraya maden arama izni verilmesi; doğanın, köyümüzün, bu cennet bölgenin yok edilmesi demektir. Buna göz yummamızı, izin vermemizi kimse bizden beklemesin” dedi.</P> <P>Kirazlı Köyü Ekolojik Yaşam Derneği Başkanı Nihat Fırat da;</P> <P>Kirazlı Köyü ve çevresinin geçim kaynağı tarımdır. Kirazıyla ünlü köyümüzde 6 yıl önce organik tarıma geçtk.Yürüttüğümüz çalışmalar uluslararası düzeyde ses getirmiş durumda. Ayrıca Kuşadası'nın turizm yapılan bir köyüyüz. Burada maden aranmasına izin verilmesine anlam vermek mümkün değil. Bir maden işletmesinin 3-5 kuruşluk kazancı uğruna bir köyün yok edilmesine göz yummayız. Bunu tüm gücümüzle engelleyeceğiz” dedi.<BR>&nbsp;<BR><STRONG>ÖDP’den AÇIKLAMA</STRONG></P> <P>Konuyla ilgili bir açıklama yapan (ÖDP)&nbsp; Özgürlük ve Dayanışma Partisi Kuşadası İlçe Örgütü; </P> <P>“Hem Kuşadası’nın hem de Kirazlı ve Yayla Köyü’nün akciğeri gibi duran ve bölgenin geleceğini karartacak olan bir maden ocağının bırakın açılması, arama izni verilmesinin bile büyük bir aymazlıktır.&nbsp; Zeytin Yasası diye bilinen 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa’sının varlığı bilindiği halde, zeytinliklerin içinde maden aranmasının büyük bir cürettir. Köylüleri yerel yönetimleri hiçe sayan böylesi bir faaliyet doğa ve halk düşmanlığıdır. Zeytin Yasası’nda değişiklik yapılması teklifinin görüşüleceği şu günlerde, bu teklifin kesinleşeceğinin kömür madencileri yetkilileri tarafından bilindiği kesindir. Bu yüzden pervasızca zeytinliklerin içinde maden aranmaktatdır.</P> <P>Artık Kuşadası’nın ve çevresinin; tarım ve turizm kenti mi olacağı, yoksa kendisine kardeş kent seçtiği Marl gibi kimya kenti mi olacağına karar vermesi gerekiyor” denildi.<BR>&nbsp;<BR><STRONG>HEP BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ</STRONG></P> <P>ÖDP Kuşadası İlçe Örgütü açıklamasının devamında;</P> <P>“Kuşadasının aklıselim turizimcileri, doğaseverleri, aktivistler kısaca Kuşadası’nda soluk alıp veren herkesin, baştan aşağı yanlış olan bu maden arama faaliyetine karşı durmaları&nbsp; gerekmektedir. ÖDP olarak; bu konuda her tür mücadelenin ortakalaşa&nbsp; verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Aksi taktirde Kirazlı’dan çıkarılacak kömürler, turizmin ve ekeolojik tarımın da kalmayacağı durumda Kuşadası Limanı’ndan taşınacaktır. Biz ÖDP olarak, bu konuda mücadele etmeye kararlıyız. Kentimizin tüm örgütlenmelerini, kentine, turizmine ve doğasına sahip çıkma kararlılığında olan tüm halkımızı bu mücadeleye katılmaya çağırıyoruz” denildi.</P> Yeni bir peşkeş http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/yeni-bir-peşkeş.html <P>Kuşadası Setur Marina karşısında, şu an KEGEV’e kiralanmış ve kullanım hakkı belediyeye ait Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli arazi, yanındaki eski Tabakhane alanı ve ikisinin arasındaki araziye Kuşadası Hilton Garden Inn Otel yapılacağı duyuruldu. Bu konuda yapım projesi tanıtım toplantısı Belediye Proje Salonu’nda yapıldı.</P> <P>Kuşadası Hilton Garden Inn Otel'in Türk yatırım ortağı ve AKP Belediye Meclis Üyesi N. Göçen Çukurova'nın sunum yaptığı toplantıya, Belediye Başkanı E. Altungün ve Belediye Meclis üyeleri katıldı.</P> <P>AKP’li Meclis Üyesi Çukurova, yaptığı sunumda; “5 katlı ve 200 yataklı olarak projelendirilen otelin Kuşadası'na büyük bir değer katacağı” iddiasında bulundu. Belediye’nin kullanımındaki Marina Tesisleri arkasında bulunan eski Tabakhane alanı ile ilgili de konuşan N. Çukurova; “Pine Bay Otelcilik tarafından burasını 49 yıllığına kiraladık. Bu arazide yapacağımız restorasyon çalışmalarının ardından, bu alanı da Hilton’la bütünleşen butik otel yapacağız” dedi. </P> <P><STRONG>Yapılan sunumun ardından Belediye Başkanı E. Altungün;</STRONG></P> <P>“Kuşadası'na değer katacak her yatırımı desteklemeye kararlıyız. Otelin yapılabilmesi için gerekirse ilgili bakanlık nezdinde de girişimde bulunacağım. Bu amaçla çalışmaların hızlandırılması ve en doğru şekilde yürümesi amacıyla bir komisyon kuralım” dedi. </P> <P>Komisyon; CHP grubundan Ömer Günel ve Erdoğan Elçi, DSP grubundan Yusuf Güneş ile AKP grubundan Tacettin Özden’den oluştu. <BR>&nbsp;<BR><STRONG>BELEDİYE ELİYLE TURİZM TAHSİSLİ ALANLARDA PEŞKEŞ İDDİASI</STRONG></P> <P>Otelin yapılacağı belediye kullanımlı Marina Tesisleri arazisinde ve Pine Bay tarafından yaklaşık 6 yıl önce 49 yıllığına kiralanan eski Tabakhane arazisinde de plan yetkisi Turizm Bakanlığı’nda bulunuyor. Ayrıca eski Tabakhane ile Marina Tesisleri arasında istimlak edilmiş olan ve Turizm Bakanlığı’na ait yaklaşık 4 dönümlük araziye de göz konulmuş durumda. Toplam 14 dönümlük arazi Hilton- Çukurova grubuna devredilmiş olacak.</P> <P>Yaklaşık 6 yıldır Pine Bay grubunun Marina ve arkasındaki arazi ile eski Tabakhane alanında çok katlı bir otel yapma girişimi sürüyordu. Eski Tabakhane binalarının tescilli oluşu, Marina Tesisleri’nin belediye kullanımında bulunuşu sorun yaratıyordu. Bu sorunu “marka otel Hilton gelecek” kampanyası ile aşmaya çalışan Pine Bay; arkasına belediye desteğini de alarak Turizm Bakanlığı’nda sorunu çözmeye çalışıyor.<BR>&nbsp;<BR><STRONG>Konuyu bilen kişiler;</STRONG></P> <P>“Hilton grubu’nun Kuşadası’nda 200 yataklı otel işine girmesi düşünülemez. Bu işe zorunlu olarak ‘evet’ demelerinin nedeni; Dalaman- Sarıgerme’de büyük hazine arazileri kapatılarak yapılan lüks golf otele Pine Bay’in desteğidir. Bu destek karşılığında Pine Bay’in Kuşadası’nda yapacağı işte, Hilton sadece isim hakkının kullanılmasına izin veriyor görünüyor. Burada asıl önemli olan; Kuşadası’nda değeri trilyonlarla ölçülen üç arazinin; yap- işlet- devret modeli ile kapatılmasıdır. Marina Tesisleri ‘halkın kullanımına açık’ şerhi ile belediyenin kullanımına verildi. Belediye araziyi Pine Bay’e bu biçimde devrederse, bu hakkından da feragat etmiş olmayacak mı?. </P> <P>Pine Bay işi bakanlıktan çözmüş görünüyor. Ve belediye yönetimi de ikna edilmiş. Yeni bir Charisma örneği olacak olan bu işin, yap- işlet- devret ile yapılacak olmasına Belediye Başkanı’nınn ‘yatırımın tamamlanması için kolaylaştırıcı olacağız. Kuşadası’ndaki turizm nitelikli her alanın en akılcı şekilde değerlendirilmesi için çabalıyoruz. Bu konuda iddialı olduğumuzu sürekli tekrarlıyoruz’ demesi oldukça manidardır. Görünen o ki, değişen bir şey yok” iddialarında bulunuyor.</P> Köpek Balıklarını Korumak İçin... http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/köpek-balıklarını-korumak-İçin.html <P>SpeedWork Mustang Challenge yarış ekibi, pilotluğunu Chip Scarlett’in yapacağı ve 2010 Ford Mustang Racing Challenge Serisi içinde yarışacak olan FR500s yarış otomobilini görücüye çıkarttı. Yeni araba Mart ayı başlarında ilk defa pistlerde olacak.</P> <P>Her iki tarafında ve kaputundaki büyük beyaz köpekbalığı fotoğrafları dünyaca ünlü John Scarlett tarafından çekildi. Scarlett bu fotoğrafları Ağustos 2005&#8242;te Guadalupe Adası, Meksika’da çekmiş. </P> <P>Takımın amacı, köpek balıklarının korunması için farkındalık oluşturmaya yardımcı olmak. Büyük beyaz köpek balıklarının sayıları her yıl deniz kirliliği ve aşırı avlanma yüzünden daha da azalmakta. Daha önceki haberlerimizde de okuduğunuz türleri tehlike altında olan canlılar gibi büyük beyaz köpek balıklarının yaşam alanları da maalesef insan tehdidi altında.</P> Orkinos popülasyonu alarm veriyor http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/orkinos-popülasyonu-alarm-veriyor--.html <P>Akdeniz'in en değerli balıklarından mavi yüzgeçli orkinos popülasyonunun, zararlı avlanma yöntemleri, kontrolsüz ve sınır tanımayan aşırı avlanma, yeterli olmayan ulusal ve uluslararası düzenlemelerden dolayı gün gittikçe azaldığı bildirildi.</P> <P>Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Tolga Baştak, mavi yüzgeçli orkinosunun neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. </P> <P>''Sushi ve sashimi'' pazarının başlıca malzemesi olan orkinosun geleceğinin, 13-25 Mart tarihlerinde Katar'ın başkenti Doha'da yapılacak toplantıda belirleneceğini ifade eden Baştak, ''WWF-Türkiye olarak, nesli tehlikede olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin düzenlemeleri içeren CITES Sözleşmesi'ne taraf olan Türkiye'yi, tehlike altındaki mavi yüzgeçli orkinosun küresel ticaretinin acilen durdurulmasına yönelik oy kullanmaya çağırıyoruz'' dedi. </P> <P>Akdeniz'in en değerli balıklarının başında gelen orkinosun, diğer deniz canlılarının da karşı karşıya olduğu tehlikelerden korunması gerektiğini belirten Baştak, şunları kaydetti: </P> <P>''Zararlı avlanma yöntemleri, kontrolsüz ve sınır tanımayan aşırı avcılık, yeterli olmayan ulusal ve uluslararası düzenlemelerden dolayı popülasyonunda azalma gözleniyor. Sadece balıklar değil değil diğer su ürünleri de gün gittikçe tükeniyor. Gidişatın aynı şekilde devam etmesi durumunda bütün balık stoklarının önümüzdeki 40 yılda tükeneceği bilimsel verilerle tahmin ediliyor. </P> <P>Mavi yüzgeçli orkinos da risk altındaki türler arasında bulunuyor. Akdeniz'in en değerli balığı olan mavi yüzgeçli orkinos popülasyonu bu tehditler altında alarm veriyor. Aşırı avlanmaya maruz kalan bu türün ticaretinin yasaklanması, popülasyonun yeniden gelişmesini sağlayacaktır.'' </P> <P>Baştak, mavi orkinos türünün aşırı avlanmasının kontrol altına alınmasıyla ilerleyen yıllarda yeniden sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarıyla ticaretinin mümkün olabileceğini belirtti. </P> <P>Doha'da yapılacak ''CITES'' konferansında mavi yüzgeçli orkinosun listeye girmesi ve ticaretinin yasaklanması için 175 ülkeden üçte ikisinin oyunun sağlanması gerektiğini belirten Baştak, şöyle konuştu: </P> <P>''CITES sözleşmesine taraf ülkelerden biri olarak, Türkiye'nin de bu türün neslinin devamı için tarihi bir rolü bulunuyor. Toplantıya katılacak heyetin mavi yüzgeçli orkinosun ticaretinin yasaklanması yönünde oy kullanmasını diliyoruz.'' </P> <P><STRONG>-ATLANTİK STOKLARINDA YÜZDE 80'İ AŞAN AZALMA VAR-</STRONG> </P> <P>Baştak, son 10 yıl içinde popülasyonu büyük düşüşte olan mavi yüzgeçli orkinoslar için acil uluslararası koruma tedbirlerinin alınması gerektiğini bildirdi. </P> <P>Tükenmekte olan Atlantik stoklarında özellikle son 50 yıllık sürede yüzde 80'i aşan bir azalma yaşanırken, Akdeniz'de ise yok olmanın eşiğine gelindiğini belirten Baştak, ''Yükselen piyasa talebi ve artan uluslararası ticaret, sürdürülebilir olmayan avcılığa, bu da stokların hızla azalmasına yol açmaktadır'' saptamasında bulundu. </P> <P>Türün, ''CITES'' listesine dahil edilmesi için gerekli kritere sahip olduğunu kabul eden Uluslararası Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu'nun (ICCAT) bilimsel komitesi SCRS'in, hem Atlantik hem de Akdeniz'deki stokların önemli ölçüde azaldığını bildirdiğini vurgulayan Baştak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Danışma Kurulunun da aynı yönde karar aldığını sözlerine ekledi. </P> Plastik şişe üzerinde okyanusu geçecek http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/plastik-şişe-üzerinde-okyanusu-geçecek.html <P>Zengin bir ailenin çocuğu... Hedefi "plastiklerin yarattığı kirliliği insanlara anlatabilmek"... 12.500 plastik şişeden yaptığı teknesiyle okyanusta yol alıyor...</P> <P>12.500 plastik şişeden yapılan Plastiki San Francisco`dan demir aldı. </P> <P>Böylelikle Plastiki`nin 7.500 mil sürecek olan yolculuğu da başlamış oldu. Plastiki`nin yolculuğunun Sidney`de son bulması planlanıyor.</P> <P>Plastiki`nin fikir babası David de Rothschild`ın amacı Pasifik`teki Çöp Girdaplarına dikkat çekebilmek. </P> <P>Varlıklı bir aileden gelen Rohtschild, 2006 yılında UNEP tarafından açıklanan bir raporla harekete geçmiş. Raporda plastik atıkların okyanuslardaki yaşamı nasıl olumsuz etkilediğine yer veriliyordu. Rothschild, "Bu konuda hepimizin sorumluyuz, çünkü hepimiz günlük yaşam içinde plastik kullanıyoruz." diyor ve ekliyor "Bugün kullandığımız plastiklerin aslında neredeyse yüzde yüzü geri dönüştürülebilir ürünlerden yapılıyorlar. Ancak bunların sadece yüzde yirmisi geri dönüştürülüyor. Yani kullandığımız her beş plastik şişeden sadece biri geri dönüştürülüyor, dördü ise çöplükleri ve denizleri dolduruyor."</P> <P>Plastiki`nin yapımında kullanılan her plastik şişe tek tek yıkandı, üzerlerindeki etiketler söküldü. İçleri özel bir maddeyle dolduruldu. Bu sayede teknenin batması engellendi.</P> <P>Plastiki`nin yolalmak için ihtiyaç duyduğu enerji "yeşil enerji" sistemlerinden elde edilecek. Güneş ve rüzgar enerjisi teknenin en temel enerji kaynakları. </P> <P><STRONG>PLASTİKİ`DE NELER VAR?</STRONG></P> <P>Plastiki`nin tasarımı çok uzun süre aldı. Yol boyunca karşısına çıkacak zorlukları aşması için özel sistemler geliştirildi. Plastiki`de&nbsp; her damla yağmur suyu toplanacak, filtrelenecek ve depolanacak. </P> <P>Teknede iki tane rüzgar tribünü var. Bu trübünlerden ve güneş panellerinden elde edilen enerji akülerde toplanacak. Bu aküler de bilgisayar ve telefonu çalıştıracak.</P> <P><STRONG>ZENGİN BİR AİLENİN VARİSİ Mİ, MACERACI BİR ÇEVRECİ Mİ?</STRONG></P> <P>Plastiki`nin fikir babası De Rothschild, birden fazla kimliği üzerinde taşıyor.&nbsp; Zengin bir İngiliz ailesinin varisi, çocuk kitapları yazarı, Kutup gezgini, çevre için çalışan bir vakfın kurucusu, İngiliz renkli basınının ilgi odağı... . "Banyo küvetinde bile başım döner" diyen Rothschild, bu yolculuğu planlarken denizcilik yeteneklerine güvenmediği çok açık. Rothschild, yolculuğunu planlarken çevre sorunlarının artık hayatımızın en temel sorunları olduğuna dikkat çekebilecek bir rotada gitmeye özen gösterdi. Bu rota pekçok insanın kabusu olan Kalifornia ve Hawai arasındaki Doğu Pasifik Çöp Girdabı`ndan geçecek. Kuzey Pasifik`te yeralan bu girdap hakkında çok az şey biliniyor. Bilinen tek şey bu girdabın dünyadaki tüm çöpleri içine çektiği. Bilimadamlarının hesaplamalarına göre dünya üzerinde üretilen plastiğin % 10`u okyanuslara gidiyor. Bu da her bir deniz milinde 46.000 parça plastik barınıyor demek. Daha da kötüsü her yıl binlerce deniz memelisi ve deniz kuşu bu plastik parçalarını yutarak ölüyor. De Rothschild bu rotada plastik şişeler üzerinde ilerleyerek hedefine ulaşmayı planlıyor.</P> Okullara enerji yöneticileri geliyor http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/okullara-enerji-yöneticileri-geliyor.html <P>Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu israfını önlemek amacıyla okullarda "Enerji Yöneticisi" için genelge yayınladı </P> <P>Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu yayımladığı, "Enerji Yöneticisi Görevlendirme" konulu genelgede, enerjinin etkin ve verimli kullanılması, enerji israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin bakanlık bütçesi üzerindeki yükünün azaltılması ve çevrenin korunması için enerji kullanımında verimliliğin artırılması gerektiğini vurguladı. </P> <P>Çubukçu, bunun için okullarda enerji yöneticilerinin görevlendirilmesinin gerektiğini belirtti. </P> <P>Buna göre, her il milli eğitim müdürlüğü bünyesinde "Enerji Yönetim Birimi" kurulacak ve bu birimlerde "Bina Enerji Yöneticileri" görevlendirilecek. </P> <P>Bina Enerji Yöneticileri, mühendislik alanında eğitim görmüş olanlara öncelik verilerek, teknik eğitim fakültelerinin elektrik, elektrik-elektronik ve makine bölümlerinde lisans eğitimi almış Bina Enerji Yöneticisi sertifikasına sahip olanlar arasından belirlenecek. Yeterli sayıda sertifikalı personel bulunamaması durumunda, uygun adaylara eğitim verilecek. </P> <P>Bu yöneticilerce hazırlanacak raporlar ve verimliği artırıcı projeler kapsamında binalarda yapılması gereken tadilat, tamirat ve düzenlemeler için gerekli ödenek öncelikle kendileri tarafından karşılanacak. Ödenek ihtiyaçlarının karşılanamaması halinde durum, işin mahiyeti ve büyüklüğüne göre küçük veya büyük onarım kapsamında değerlendirilecek. </P> <P>Bina Enerji Yöneticisi olarak görevlendirilen öğretmenlerin kadrolarının bulunduğu okulda bu görevlendirmeden dolayı meydana gelecek öğretmen ihtiyacı, yönetimce alınacak tedbirlerle giderilecek. </P> <P>Enerji yöneticilerinin çalışma, görev, yetki ve sorumlulukları bakımından izlenmesi, yönlendirilmesi ve yönetilmesi, enerjinin etkin kullanılması, israfın önlenmesi, enerji maliyetinin düşürülmesi, çevrenin korunması, enerji kullanımında verimliliğin artırılmasına ilişkin işler, Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunda bakanlığı temsil eden üyenin sorumlu olduğu Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğünün koordinesinde ve valiliklerin sorumluluğunda yürütülecek. </P> <P><EM>aa</EM></P> İkizdere Vadisi'ni kurtaracak karar http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/İkizdere-vadisi-ni-kurtaracak-karar-.html <P>Rize İdare Mahkemesi, İkizdere Vadisi'nde yapılacak hidroelektrik santrali (HES) projesinin iptali için açılan davada "gerekçeli yürütmeyi durdurma" kararı verdi. </P> <P>İkizdere Derneği Başkanı Kadem Ekşi, bir firmanın İkizdere Vadisi’nde yapılacak Dereköy regülatörü ve Demirkapı HES projeleriyle ilgili üretim lisansı aldığını, Çevre ve Orman Bakanlığının da projelere "ÇED olumlu" raporu verdiğini anımsattı. </P> <P>Bunun üzerine projenin durdurulması ve "ÇED olumlu" kararının iptali için Rize İdare Mahkemesine başvurduklarını belirten Ekşi, "Mahkeme yaklaşık 1 yıl önce proje için bilirkişi incelemesinin yapılması için ön ’yürütmeyi durdurma’ kararı vermişti. Devam eden dava kapsamında şimdi de yapılan bilirkişi incelemelerinin ardından kanaatini de ortaya koyarak ’gerekçeli yürütmeyi durdurma’ kararı verdi" dedi. </P> <P>Mahkeme kararında, projenin uygulanmasında havza bütünlüğüne bakılması ve vadide bulunan endemik türlerin korunması gerektiğine ve çevreye geri dönülemez şekilde zarar verilebileceğinin belirtildiğini ifade eden Ekşi, "Mahkeme, verdiği kararla çevrenin, suyun korunması adına haklılığımızı ortaya koydu. Verilen karar, İkizdere Vadisi adına tarihi bir karardır. Bölgede havza planlamasının yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır" diye konuştu. </P> <P>Ekşi, İkizdere Vadisi’nin doğal yapısı ile dünyada korunması öncelikli bölgelerin başında geldiğini kaydederek, şunları söyledi: </P> <P>"HES projeleriyle vadi yok edilmek istenmektedir. Bu coğrafya bize Allah’ın bir lütfudur. Bunu gelecek kuşaklara aktarmamız gerekiyor. Bu nedenle bu ekolojik koridorda tahribatın durdurulması gerekmektedir. Rize’nin doğal güzelliklerinin turizm kapsamında değerlendirilmesi gereklidir. Rize’nin yeşilinin enerji üretmek adına yok edilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Bölgede turizm yatırımlarının ön plana çıkarılması, kaynakların bu yönde değerlendirilmesi gerekirken HES projelerine çaba harcanmaktadır. Kaynaklarımız, paramız, zamanımız israf edilmektedir. Bunun sonucunda da mahkemeler bu projeleri iptal etmeye başlamıştır. Bu nedenle yönetimlerin projelerden bir an önce vazgeçmesi, kaynaklarımızın ekonomik değerlendirilmesi için önem taşımaktadır. Çabamızı bölgenin turizm alanında kalkınması için harcamalıyız." </P> <P>Diğer HES projelerinin iptali için verdikleri mücadelenin devam ettiğini, tüm projelerin iptal edileceğine inandıklarını söyleyen Kadem Ekşi, "Verilen bu karar ile HES projesinin yakınında bulunan termal tesis de rahat bir nefes aldı. Çünkü bu projenin uygulanması halinde termal kaynakta sorun olabileceği endişesi duyuluyordu" diye konuştu. </P> <P><STRONG>"Emsal karar"</STRONG> </P> <P>Türkiye Su Meclisi Yürütme Kurulu üyesi avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu ise kararın nehir tipi HES projelerinin planlama aşamasında eksik işleyen süreci, uygulama sürecindeki yanlışlıkları ve HES’ler için uygulanan ÇED yönetmeliği ve eksik olan mevzuat düzenlemelerini de içeren, değerlendiren bir karar olması yönüyle Türkiye’deki tüm HES projeleri açısından emsal olduğunu savundu. </P> <P>Mahkemenin herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve&nbsp; geliştirme hakkına sahip olduğuna, çevreyi koruma ve geliştirmenin devletin ve vatandaşların ödevi olduğuna vurgu yaptığını ifade eden Okumuşoğlu, şunları kaydetti: </P> <P>"Mahkeme, ÇED sürecine sadece uygulanması gereken formatsal bir süreç olarak bakılması, yatırımcı şirket tarafından yerine getirilmesi gereken bir prosedür olarak görülmesinin Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği ile belirlenen ve ulaşılmak istenen hedefe aykırı olacağı yönünde görüş belirtti. Aynı vadi veya su havzası üzerinde benzer birden çok projenin planlanması durumunda bunun idare tarafından plana bağlanması, çevresel zorlamanın ve kabul edilebilir çevresel maliyetin hesaplanması, projelerin sayısı, kurulma yer ve zamanı, doğanın diğer faydalı kullanımları ve insan ve diğer canlıların yaşam alanlarının bundan ne düzeyde etkileneceğine ilişkin kuvvetli tahminlerin yapıldığı bir planlamanın yapılması gerektiği dile getirildi. Bu genel ve diğer tüm çevre davalara emsal olabilecek değerlendirmeleri içeren kararla Dereköy regülatörü ve Demirkapı HES için mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.</P> <P><EM>aa</EM></P> Plastikte gerçekleri görme zamanı http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/plastikte-gerçekleri-görme-zamanı-.html <P>Plastik, çağımızda pek çok ürünün temel maddesi. Ancak, hemen her an temas ettiğimiz bu maddenin gerçek yüzünü ne kadar tanıyoruz?</P> <P>Avusturyalı yönetmen Werner Boote, Plastic Planet (Plastik Gezegeni) adını verdiği belgesel türündeki filmiyle bu sorulara yanıt arıyor. Boote, “bu filmi izledikten sonra pet şişeden kolay kolay su içemeyeceksiniz” diyor. Film Almanya'da 25 Şubat'ta gösterime girdi</P> <P><STRONG>Plastiği çıkarınca evler boşalıyor</STRONG> </P> <P>Çağımızda, dokunduğumuz hemen her şeyin içinde plastik bulunuyor. Sanayi lobileri plastiği yıllardır, “pratik, hafif ve tamamen zararsız” argümanıyla pazarlıyor. Peki, bu sözler gerçeği ne kadar yansıtıyor? Bu sorunun peşine düşen Avusturyalı Yönetmen Werner Boote, uzun bir araştırma süreci sonunda ulaştığı bilgi ve bulguları "Plastik Gezegeni" adlı belgesel filmle seyirciye aktarıyor. Filminde ilginç bir deneye de yer veren Boote, birkaç aileden evlerinde plastik içeren ne varsa dışarı çıkarıp, kapının önüne koymalarını istiyor. Ortaya çıkan manzara ise şaşırtıcı olduğu kadar düşündürücü: Küçük bir oyuncak tepesi, sayısız ev aleti, giysiler, televizyonlar, bilgisayarlar, telefonlar… Plastiği çıkarınca evler adeta boşalıyor.</P> <P><STRONG>Pet şişelerde kullanıma ilişkin bir ibare yok</STRONG></P> <P>Bu deney, evlerin plastikle dolup taştığını gözler önüne seriyor. Werner Boote'ye göre plastik maddelerin içeriği hakkında kimse gerçek bir fikir sahibi değil. Yönetmen, tüketicileri plastiğin insan sağlığına olası zararları konusundan yeterince bilgilendirmeyen sanayiyi şu sözlerle eleştiriyor: “Bu filmin konseptini hazırladığım sırada masamda sürekli su dolu bir pet şişe duruyordu, onu sürekli musluk suyu ile dolduruyordum. Bu alışkanlığım hızlı bir şekilde kayboldu. Çünkü pet şişelerin nasıl kullanılması gerektiğini kimse bilmiyor, üzerlerinde de bu yönde bir ibare yok. ‘Benim bir takım tezlerim var ve onları ispata çalışıyorum’ demiyorum. Ben bir tüketici olarak bu konuyla uğraşmaya başladım. Bu film de benim 10 yıllık araştırma yolcuğumun sonucu.”</P> <P><STRONG>Balıklar yem sanıp plastik yiyor</STRONG> </P> <P>Yönetmen Werner Boote, plastik ile çok küçük yaşlarda tanışmış. Dedesi bir plastik fabrikasının yöneticisi olan Boote, çocukluğunu plastiğin renkli dünyasında geçirmiş. Bu rengârenk rüya, plastiğin zararları hakkında bir makale okuyana kadar sürmüş. Daha sonra konu hakkında araştırmalara başlayan yönetmen, filmde plastiğin karanlıkta kalan yönüne dikkat çekiyor. Araştırmalarını 25 ayrı şehirde, 17 ayrı kişiyle görüşerek yürüten Boote, filmde plastiğin çevre üzerindeki olumsuz etkilerine de yer veriyor. Filme göre, okyanuslar bile plastikle zehirlenmiş durumda. Filmde, okyanuslarda besin maddeleri planktondan altı kat daha fazla plastik olduğu öne sürülüyor. Filmde, "balıklar plastiği besin sanıp, doyana kadar yiyor. Sonra da plastik dolu bir mide ile ölüyorlar" deniyor. Werner Boote, plastiğin zararlı etkilerinden korunmanın tek yolunun üretim sürecindeki testler olduğunu vurguluyor ve şöyle konuşuyor: “Bu konu yaşamımızın her alanını ilgilendiriyor. Çünkü plastik her yerde ve içinde ne olduğunu kimse bilmiyor. Trajedi zaten burada başlıyor. Sanayi de bilmiyor, çünkü üretim süreci çok uzun. Bu konuda tek bir şey yardımcı olabilir: Test etmek. Aynı firma tarafında üretilen aynı ürün çok farklı maddeler ihtiva edebilir.”</P> Küresel tehdit: Metan gazı http://www.outdoororacle.com/kronoloji/haber/küresel-tehdit:-metan-gazı.html <P>Rusya'nın Sibirya bölgesi açıklarında, Kuzey Buz Denizi yatağında bulunan metan gazının, ısınma nedeniyle serbest kalarak atmosfere yükselmesi kaygı yaratıyor. </P> <P>Science dergisinde yer alan araştırmaya göre, bu sorunun büyüklüğü tahminlerin de üzerinde. "University of AlaskaFairbanks International Arctic Research Center"dan Natalia Shakhova, "Doğu Sibirya’nın Kuzey Buz Denizi’ndeki kıta uzantısındaki metan gazı salımı, tüm dünya okyanuslarındaki toplam salım düzeyinde" dedi. </P> <P>Tüm dünya okyanuslarında yılda toplam 8 milyon ton metan serbest kalırken, aynı miktardaki metanın daha sadece Kuzey Buz Denizi’nden atmosfere yükseldiği fark edildi. Fakat bu miktar da tüm dünyada yılda atmosfere yükselen 440 milyon ton metanın yanında "ihmal edilebilir" bir düzeyde kalıyor. </P> <P>Bilim adamları, metanın küresel ısınmayı artırma etkisinin, karbondioksitten 30 kat güçlü olduğuna dikkati çekiyor. Dünya atmosferindeki metan yoğunluğu, dünyanın ikliminin soğuk olduğu dönemlerde, milyonda 0,3-0,4 oranında bulunuyor. Sıcak dönemlerde ise oran 0,6-0,7’ye çıkıyor. Bugün Kuzey Buz Denizi havzasındaki yoğunluğu ise 1,85 gibi oldukça yüksek bir düzeye ulaştığı, bunun son 400 bin yılın en yükseği olduğu belirtildi. Fakat bölgedeki bu yüksek yoğunluğun son yılların bir ürünü mü, yoksa yüzyıllardır fark edilemediği mi konusunda bir netlik bulunmuyor. Bazı görüşlere göre bölgedeki metan yoğunluğu artışı küresel ısınmanın sonucu değil, son buz çağının sona erdiği 10 bin yıl öncesinden beri devam eden bir durum.</P> <P><EM>aa</EM></P>