Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP), canlı hayvan gösterilerinin yapıldığı sirklerin Türkiye'de yasaklanması için kampanya başlattı.
HAYTAP, sirklerdeki hayvan gösterilerinin fotoğrafında yer aldığı ‘Sirk Gerçeği - Bir sirk izlediğinizde göremeyeceğiniz tek şey doğalarından koparılmış ve yaşamları ömür boyu hapsedilmiş zavallı hayvanların yıllardır çektiği acı ızdıraplardır. Doğruları öğrenmek çocukların en doğal hakkıdır’ yazılı afişlerle vatandaşları bilinçlendirip, canlı hayvan gösterilerinin bulunduğu sirklerin yasaklanmasını isteyecek. HAYTAP Yönetim Kurulu Üyesi, Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO) Genel Sekreteri Nesrin Çıtırık, canlı hayvan gösterisi olan sirklerde hayvanların gösterilere alıştırılması, küçük kafeslerde tutulmasının bir insanlık suçu olduğunu söyledi.
Anne ve babaların, tel kafesler arkasına hapsedilmiş hayvanları gösteren sirklere çocuklarını götürmemesini isteyen Çıtırık, “O hayvanlar ölünceye kadar 2-3 metrekare alan kafeslerde, sirklerde büyüyor. Kendi genlerinde taşıdıkları doğada yaşama duygusu, hiçbir zaman yaşamlarında yer almıyor. Bütün bunlar, çocuklara hayvan sevgisi verilecek diye yapılıyor. Ama demir kafesler arkasına hapsedilmiş, tutsak hayvanları görerek çocuklara hayvan sevgisi verilmez. Çocuklara tutsaklık, özgürlük karşıtı olmak öğretilir. Bunun çocuğun ruhsal yapısı üzerinde de olumsuz etkilerinin olduğunu düşünüyoruz. Bunun için vatandaşlar canlı hayvan gösterileri olan sirkleri protesto etmeli, ne çocuklarını götürmeli, ne de kendileri gitmeli” dedi.
Bu konuda toplumun, anne ve babaların bilinçlenmesi gerektiğini belirten Çıtırık, demir kafeslerde ömür boyu yaşayan ve eziyetle, cezayla, işkenceyle eğitilen hayvanların çocuklara eğlence diye seyrettirilmediği takdirde, sirklerde canlı hayvan gösterisinin kalmayacağını bildirdi. Bunun bir insanlık suçu olduğunu söyleyen Çıtırık, şöyle konuştu:
“Geçenlerde bir sirk, Türkiye Sakatlar Derneği yararına gösteri yapıyordu. Mağdur bir canlı grubunun eziyeti, işkencesi, uygulanan vahşetin sırtından başka mağdur olanlara yardım gidiyor. Bu aslında sirkin kabul görmesi, toplumda tepki gösterilmemesi için bir kamuflaj. 10 metrelik piton yılanı, 1 metrekare içinde kıvrılmış durumda yaşıyor. Timsahlar betonun üzerinde ve ağızları bantlı olarak 20 santimetre yükseklikteki göstermelik suyun içinde. Amazonlarda, ırmaklarda, nehirlerde özgürce yüzmesi gereken timsahları getirip, 2-3 metrekare kafeslerde tutuyorlar. Demir kafesler arkasında hapsedilmiş tutsak hayvanları görerek çocuklara hayvan sevgisi verilmez. Çocuklara tutsaklık, özgürlük karşıtı olmak öğretilir. Biz meclisin de bu konuda harekete geçmesini istiyoruz. Hayvanların rahat ve doğalarına uygun koşullarda yaşatılmasını güvence altına alan 5199 sayılı kanunun çıkartılmasını sağladık. Ama buradaki hayvanlar doğalarına uygun koşullarda yaşatılmıyorlar. Ne yazık ki devletimiz de bunları bile bile sirklere izin veriyor. Biz, TBMM’yi harekete geçirip, yasa teklifi verilmesi konusunda lobi başlatacağız. Adana milletvekilleriyle görüşerek, Türkiye’ye canlı hayvan sirklerinin girmesini yasaklanması için bir kanun teklifi verilmesini sağlayacağız. Bütün milletvekillerimizi ve vatandaşlarımızı bu işe sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu ailece gidip hapse atılmış insanları izlemek gibi bir şey. İnsanların sirklerde seyrettikleri, alkışladıkları gösterilerin arkasında çok büyük bir dram olduğunu görmelerini istiyoruz.”
Tahsin ÜLKER






